Leena Pasanen: “Belgeseli besleyen TV'ler de var”
Ortak Yapım Atölyesi'nin en önemli organizasyon ortağı, kısaca EDN olarak bilinen Avrupa Belgesel Ağı. EDN başkanı Leena Pasanen de, atölye eğitmenlerinden biri olarak İstanbul'daydı. Pesanen'le giderayak kısa bir söyleşi gerçekleştirdik. |
İstanbul'a gelmeden önce, bu atölye ile ilgili olarak kafanızda neler vardı?
İstanbul'a gielmeye çok hevesliydim, Daha önce bazı Türk sinemacılarla tanışmıştım, ama genel durum hakkında daha fazla fikrim yoktu. O nedenle kafamda net bir şey yoktu, ama sinemacılar ve yapımcıların ne durumda bulunduğunu öğrenmeyi çok istiyordum. Ve tabii ki, daha önce hiç gelmediğim İstanbul'u görmeye can atıyordum.
Atölyeyi nasıl değerlendiriyorsunuz?
Katılımcıların sayıca çok oluşu beni çok mutlu etti. Bu gerçekten hoş bir sürpriz oldu. Ayrıca altyapısı mükemmeldi, her şey çok profesyonelce organize edilmişti. Beni en çok mutlu eden, katılımcıların söylenenleri ve tartışmaları büyük bir dikkatle izlemesiydi. Projeler ve pitching üzerine yoğunlaştığımız son iki gün içinde, projelerde kayda değer bir gelişme sağlandığı açıkça görülüyordu.
Türkiyeden belgesellerin uluslararası pazarda bir potansiyele sahip olduğunu düşünüyor musunuz?
Türkiye'de anlılatacak çok güçlü öyküler var, uluslararası pazara dönük filmler yapabilecek yetenekli sinemacılar da. Bu pazarın nasıl işlediğini öğrenmek için elbette zamana ihtiyaç var. Hangi ülkeden gelirse gelsin, her yönetmen ve yapımcı için sancılı bir öğrenme sürecidir bu.
Televizyon kanallarının getirdiği standartlaşma, Avrupa'da üretilen belgesellerin içerik ve estetiğini etkiliyor mu sizce? Yaratım sürecini kısıtlamıyorlar mı?
Avrupa'da çok farklı türden TV kanalları var. Bazıların tabi ki belli beklentileri ve hatta formatları var, özellikle de prime-time kuşaklar söz konusu olduğunda. Bunun dışında, belgesellerin finanse edilmesinde büyük rol oynayan TV kanallarımız da var. Özellikle bir çok devlet kanalı, belgesel yapımcını büyük oranda besleyerek yaratıcı belgeselleri destekliyor. Sınırlamanın aksine teşvik ediyor!
Belgeselle alanındaki pitching, satın alma ya da üretimlerde, konular açısından dönemde döneme değişen trendler oluşuyor mu sizce?
Bence her zaman trendler vardır. Kimi zaman çok kişisel yaklaşımlar öne çıkıyor, sabun-belgesel (docu-soap) gibi yeni eğilimler çıkabiliyor. Şu sıralar, bazı ülkelerde dramatik belgesele (docu-drama) doğru güçlü bir eğilim görüyorum. Trendler gelip geçer, ama temelde iyi bir belgesel her zaman revaçta olur.
Avrupa'da bağımsız belgesel üretimi var mı hala?
Evet, var. Bir çok ülkede, asıl olarak belgesel yapımıyla ayakta duran çok sayıda bağımsız yapım firmaları mevcut. Bu her zaman kolay olmuyor, ayrıca kuşkusuz kimseyi kısa yoldan zengin yapmıyor, ama ama ayakta kalabiliyorlar.
Söyleşi: Aslı Ertürk
|