|
|
|
|
| English
 
 


 
 



 
 
  GÖSTERİMLER  
 
  HABERLER  

OSMANLI BANKASI MÜZESİ SİNEMASI - BELGESEL SİNEMA GÖSTERİMLERİ

OCAK

3 Ocak 2008
“Toplumsal Hafıza / Belgesel Sinema”
Devrimci Gençlik Köprüsü
Yönetmen: Bahriye Kabadayı
Türkiye / 2007 / 84’

Bir zamanlar gençliğin idealleri ve hayalleri vardı. 1969 yılında 68 gençliği içinden bir grup, eğer gerçekten istenirse hayallerin gerçekleşebileceğini göstermek için Türkiye’nin en ucunda İran ve Irak sınırında bulunan Hakkari’ye gittiler ve Zap suyu üzerine bir köprü inşa ettiler. Bu köprünü yapımı, Türkiye’nin doğusu ve batısı arasındaki eşitsizliklerin sembolü haline gelen İstanbul Boğaz Köprüsü’ne karşı yaratıcı bir protesto eylemiydi. Gençler, Hakkari’de yaptıkları köprüye “Devrimci Gençlik Köprüsü” adını verdiler. “Halklar arasındaki dostluk” anlamını taşıyan köprü, 1999 yılında kimliği bilinmeyen kişilerce havaya uçuruldu.
“Devrimci Gençlik Köprüsü”, bu köprünün hikayesinden yola çıkarak, 68 ruhunu, direnme ve hayalleri gerçekleştirme gücünü, özgürlüğü anlatıyor. Aynı topraklarda binlerce yıldır birarada yaşamanın getirdiği kadim birliğe  dayanarak, geçmişe ve geleceğe dair bir efsaneyi anlatıyor.

Söyleşi: “Doğuya İlk Köprü”
Ragıp Zarakoğlu (Gazeteci, Yazar)


10  Ocak 2008
“Zaman, Mekân, Yaşamlar”
Programlı Gezintilerim /  Salidad Programadas / Scheduled Strolls
Yönetmen: José Mª Pérez Quintero
İspanya / 2007 / 50’

Filmin ana karakteri otuz yıldan fazla zamandır hastanede yaşayan tetraplejik (yürüme engelli) bir hasta olan Montse’dir. Montse iki arkadaşının öldüğü trafik kazasında aldığı yaralar nedeniyle ilk olarak henüz sekiz yaşındayken hastaneye gider. 90’lı yıllarda ötenaziyle acısına son verme savaşı tartışmalara yol açan Tetraplejik Ramon Sampedro’nun öyküsüne alternatif olarak görülen bu film yaşama sıkı sıkıya sarılmış ve içinde sıra dışı bir normal olma arzusu olan bir kadını anlatıyor. Montse’ye göre “normal” kelimesinin anlamı hayatı son haddine kadar yaşamak ve gastronomi, sanat, arkadaşlık ve cinsellik gibi hayatın sunduğu tüm nimetlerin tadını çıkarmaktır.
Programlı Gezintilerim ağır bir sakatlığı bulunan bir kadının kişiliğini, yalnızlık ve karşılaştığı önyargılarla mücadelesini irdeleyerek prototip ucube kavramını sorguluyor.   

Söyleşi: "Programlı Gezintilerim’den Hayatımızın Gerçeklerine Kısa Bir Yolculuk”
Yard. Doç. Dr. Zeynep Hande Sart  Gassert (Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi)

17  Ocak 2008
 “Arkeoloji / Tarihsel Miras”
Ben Kendim Değilim / Je Ne Suis Pas Moi-Même
Yönetmen: Anna Sanmartí, Alba Mora
İspanya / 2007 / 50’

Ben kendim değilim (Je ne suis pas moi-méme) Afrika tarihi eserlerinin uluslararası piyasası etrafında var olan karmaşık insan ağlarını inceleyen bir belgesel film. Kamerun ve Avrupa’da çekilen film üç sanat eserinin yerel, ulusal ve uluslararası piyasalardaki dolaşımını sahneliyor.
Ben kendim değilim sömürgeleştirme döneminden başlayıp bugünkü küresel kapitalizm anlayışına kadar devam eden Afrika’daki kültürel miras kaybını ve kıtanın yağmalanmasını tartışıyor.

Söyleşi: "Tarihi Eser Kaçakçılığı ve Türkiye"
Prof. Dr. Inci Delemen (İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Klasik Arkeoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi)

24  Ocak 2008
 “Ülke ve Dünya Tarihinden Öyküler”
Belki Buenos Aires? / ¿Seria Buenos Aires? / Maybe Buenos Aires?
Yönetmen: Xavier Satorra Larriba
İspanya / 2006 / 45’

Luis Caro, 2002 yılında Madrid’e göç eder. Burada ailesinden uzak, metroda müzik yaparak hayatta kalmak zorundadır. Bir buçuk sene sonra yine Arjantin’de son diktatörlük döneminde (1976–83) ailesiyle yaşadıkları sürgün deneyimlerini hatırlar ve şimdiki deneyimi ile karşılaştırır. Kendine özgü eğlence anlayışıyla son 25 senesini değerlendirir.
2001 yılının Aralık ayındaki meşhur darbelerden dolayı sayısız sosyal değişiklik geçiren ve ekonomik krizin her tarafı sardığı bir ülkede yolculuk yapıyoruz. Arjantin’in bilinen filozoflarından Tomas Abraham, Plaza de Mayo’nun cesaretli ve dayanıklı anneleri, ülkenin en çok çalışan fabrikası olan Zanon’un kendi işlerine sahip işçileri ve birçok isimsiz vatandaşı ile Arjantin için olan beklentileri gözlemliyoruz.

Söyleşi: "Arjantin’den Latin Amerika’ya Notlar"  
Öğr. Gör. Dr. Sibel Özbudun (Yazar, H.Ü. Edebiyat Fakültesi Antropoloji Bölümü Öğretim Görevlisi)


31  Ocak 2008

“Doğal-Kentsel Çevre / Mimari Doku”
Mezapotamya’nın Büyük Düşü
Yönetmen: Kemal Öner
Türkiye / 2007 / 51’

Türkiye’nin en büyük kalkınma projelerinden biri olan Güneydoğu Anadolu Projesinin, başlangıç tarihinden bu yana katettiği yol, başarmak istedikleri, başardıkları ve başaramadıkları, objektif bir bakış açısıyla anlatılmakta; bugün gelinen noktanın altı çizilmektedir. Temelin atıldığı ilk günden bugüne kadar geçen süreçte, Güneydoğu Anadolu Projesinin bölgenin sorunlarına ne ölçüde çare olduğu, bu sorunlara ne ölçüde çözüm bulduğu konusunda, projenin ilerleyişiyle ilgili konuların, birbirlerine eklemlenerek anlatıldığı tarımsal sulamada gelinen nokta ve bu noktanın bölgesel kalkınma üzerindeki etkilerinin hikayesidir.

Söyleşi: “Doğal Varlıkların Tahribi ve İklim Değişikliği
Nihat Gökyiğit (Tema Vakfı Müteveliler Heyeti Başkanı)


ŞUBAT


7 Şubat 2008
“Toplumsal Hafıza / Belgesel Sinema”
Arap Kızı Camdan Bakıyor
Yönetmen: Gül Muyan
Türkiye / 2007 / 46’
Bu topraklarda yaşayan köle kökenlilerin ilk anlatımı, Osmanlı kölelik sistemini bir öyküden yola çıkarak anlatan ilk belgesel...
1890’larda Afrika’da başlayıp, oradan Girit’e, Girit’ten İstanbul’a uzanan, nihayet İzmir’de sonlanan, köle kökenli bir ailenin esaretten özgürlüğe kat ettiği yolu anlatan gerçek bir hikaye.
“Arap Kızı Camdan Bakıyor” adlı belgesel,  bu ailenin üç kuşaklık öyküsünden yola çıkarak, resmi tarihin genelde görmezden geldiği Osmanlı’daki kölelik sistemini anlatıyor.

Söyleşi: "Peki, Arap Kızı'na Kimler Bakıyor?"
Dr. Yusuf Hakan Erdem (Sabancı Universitesi, Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi, Tarih Bölümü Öğretim Üyesi)

14 Şubat 2008
“Doğal-Kentsel Çevre"
Radyofobi / Radiophobia
Yönetmen: Julio Soto
İspanya / 2005 / 54’
Yirmi yıl önce 26 Nisan 1986’da, eski Sovyetler Birliği’ndeki Çernobil nükleer santralında yapılan bir güvenlik testi, tarihin en büyük sivil nükleer felâketine sebep oldu. Olayın yol açtığı politik, çevresel ve insani faciayla başa çıkamayan Sovyetler, felâketin etrafına bir sessizlik duvarı ördü. “Radyofobi” terimi, radyoaktif serpinti mağdurlarının semptomlarını ve bir çeşit toplumsal “damga”yı tanımlar oldu. Radyofobi, tümüyle  Çernobil’in “Yasak Bölgesi”nde çekilen etkileyici bir belgesel.

Söyleşi: “Radyofobi: Risk Algılamasında Aynadakı Yansıma”
Prof. Dr. Vural Altın (Boğaziçi Ünivesitesi Nükleer Mühendisliği Anabilim Dalı Eski Öğretim Üyesi)

21 Şubat 2008
“Zaman, Mekân, Yaşamlar”
Kaybedebilme Kabiliyeti
Yönetmen: Ender Yeşildağ
Türkiye / 2007 / 38’
Bir piyango biletinde size büyük ikramiyenin çıktığını düşünün, ne yapardınız? 
Üstelik siz bir ayakkabı boyacısısınız. Bütün paranızı tekrar ayakkabı boyacılığı yapacak noktaya gelinceye kadar harcayabilir miydiniz? Evet, hikâyemiz budur ama bu kadar değil... O şaşalı hayattan tekrar ayakkabı boyacısı olarak döndüğünüz hayatınızda yine bir büyük ikramiye kazansaydınız herhalde aynı şeyi yapmazdınız. Evet, doğru anladınız, yine büyük ikramiye ve yine aynı son... İnsanları büyük para hayalleri ile oyalayan sistemin bu hayaller gerçek olsa dahi yaşanacak aynı sonun ve aynı ümidin hikâyesi...

Söyleşi: “Kazanmak ? , Kaybetmek ?“
Ender Yeşildağ (Yönetmen)


28 Şubat 2008
“Ülke ve Dünya Tarihinden Öyküler”
Devrimin Büyükanneleri / Babice Revolucije / The Grandmothers of the Revolution
Yönetmen: Petra Seliskar
Slovenya, Küba, Makedonya, Hollanda / 2006 / 96’
Slovak yönetmen Petra Seliskar, baba tarafından büyükannesi, erkek arkadaşı Brand’ın anne tarafından büyükannesi ve yine baba tarafından Kübalı büyükannesiyle yaptığı röportajlarla kendi aile tarihindeki ideoloji rollerini araştırıyor. Belgesel bir yandan arşivden çıkan görüntüler ve ev yapımı amatör filmlerle resmedilirken, öte yandan da yönetmen sesiyle ailesinin kişisel hikâyesini, Tito egemenliğindeki Yugoslavya’yı, son zamanlarda devam eden savaşı inanılmaz görüntüler eşliğinde anlatıyor. Doğal çekimler, klasik, popüler ve devrimci müzikler arası geçişler hikâyeleri ara sıra neşeli bir hava katmaktadır.

Söyleşi: "Sözlü Tarih ve Bellek Calışmaları"
Prof. Dr. Leyla  Neyzi (Sabancı Üniversitesi Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi, Sözlü Tarih Projesi Koordinatörü)


MART


6 Mart 2008
“Doğal-Kentsel Çevre"
Hakkari’den Ankara’ya Kağıtcılar
Yönetmen: Alper Şen
Türkiye / 2007 / 69’

1994 yılında Hakkari’nin Ördekli (Kotranıs) köyünden göç etmek zorunda kalan yüzlerce kişi, halen Ankara’nın merkezinde çöplerden kağıt toplamaya devam ediyor. 2001 yılının Temmuz ayında amatörce bir hevesle onların hayatlarını kaydetmeye başlayan kişiler zamanla, hem onların yaşadıkları zorunlu göçün acılarına, hem de Türkiye’nin başkentinde kapitalizmin en vahşi yüzüyle verdikleri mücadeleye tanık oldular. Bu belgesel, 13 yaşında Ankara’nın çöpünde ailesini geçindirmeye çalışan çocuktan, 60 yaşında köyünden kovulan amcaya kadar, yaşadıkları tüm sürgünlere, hor görülmelere, dışlanmalara inat sadece emekleriyle varolmaya çalışan insanları anlatmaktadır.

Söyleşi: “Çöpteki Hayatlar, Kağıttan Hayaller”
İrfan Aktan (Gazeteci-Yazar)


13 Mart 2008
“İktisat / Ekonomi”
Gücün İktidari / La Raison Du Plus Fort / Might Is Right
Yönetmen: Patric Jean
Belçika / 2003 / 58’

Yoksulluğa karşı savaşmak yerine yoksullarla savaşıyoruz.  Zengin bölgeleri ve “sıfır tolerans”ın yaygınlaştığı yoksul kenar mahalleleriyle Avrupa. Bir fabrika kapatılıp yerine bir hapishane kurulan yer. Genelde yoksullar ve özellikle de genç göçmenler tüm korkularla yüzleşirler. Film, klişeleri yıkıp bunları insancıllıklarıyla, hapishanede bir hücrede, bir tersanede ya da bir evin bodrumunda duyguları, istekleri, korkuları ve ümitsizlikleriyle karakterize ediyor. Herkesin fırsat sahibi olduğu Avrupa demokrasisi kavramını bir kenara bırakıp Belçika ve Fransa’yı bunlara tanıklık etmeye çağırıyor ve genelde çıkarcı ve acımasız olan toplumumuzu eleştirel ve duygusal bir şekilde tasvir ediyor.
“Tuhaf günler… Biz neler yapıyoruz? Aklımız başımızda mı?”

Söyleşi: "Değerler Avrupası Nereye Doğru?"
Prof. Dr. Meryem Koray (Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümünde Öğretim Üyesi)

20 Mart 2008
“Ülke ve Dünya Tarihinden Öyküler”
Hayaller Birer Kırık Ayna
Yönetmen: Orhan Eskiköy, Özgür Doğan
Türkiye / 2001 / 32’

Doğan ailesinin büyük oğlu Coşkun, 9.5 yıldır cezaevindedir. Üniversite 2. sınıftayken politik görüşleri nedeniyle tutuklanmıştır. Film, Coşkun'un cezavine girmesiyle Doğan ailesinin hayatındaki parçalanma ve değişime odaklanıyor. Bu süre boyunca Coşkun'dan gelen mektupları, Çiğdem annesine okumaktadır. Film de, Coşkun'dan gelen son mektup üzerinden akmaktadır. Bir yandan mektup ilerlerken bir yandan aile üyeleri bu süreçte yaşadıklarını kendi cephelerinden anlatmaktadırlar

Söyleşi: “Hayaller Birer Kırık Ayna’ Üzerine”
Yard. Doç. Dr. Murat Paker (İstanbul Bilgi Üniversitesi Psikoloji Bölümü Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı Direktörü)

27 Mart 2008
“Zaman, Mekân, Yaşamlar”
Umudun Sesi  / Voice Of Hope / Glos Nadziei
Maciej J. Drygas
Polonya, Fransa /  2002 / 58’

Haber alma ve bilgi edinme özgürlüğünün insan haklarının korunmasında çok önemli bir araç olduğunun bilincinde olan Özgür Avrupa Radyosu’nun Polonya bölümü, 1952’de Münih’ten yayın yapmaya başladı. Rejim tarafından düşman ilan edilen istasyonun Polonya’nın her yerinde tutkulu dinleyicileri vardı. Polonyalılar hergün radyolarını ona ayarlıyor, kendilerini özgür hissedebilmek için devletin propogandasını aşıp totaliter sistemle kendi bireysel savaşlarını kararlı bir şekilde sürdürüyorlardı. Rejim yoğun bir parazit ağı kurarak, insanların özgür habere ulaşmalarını engelliyordu. Gece gündüz yüzlerce uzman Özgür Avrupa Radyosu’nun yayınlarını parazitle boğmak için çalışıyordu. Polonya’da umudun sesini kesmeyi başarabildiler mi?

Söyleşi: “Medya ve Dünyamıza Bakışımız”
Prof. Dr. Ünsal Oskay (Beykent Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi İletişim ve Tasarım Bölüm Başkanı)


YAZ DÖNEMİ

NİSAN


3  Nisan 2008
“Toplumsal Hafıza / Belgesel Sinema”
UYGARLIĞIN BEŞİĞİ MEZOPOTAMYA YAĞMALANIRKEN /
ROBBING THE CRADLE OF CIVILIZATION

Robin Benger
Kanada / 2003/ 46’

2003 Nisan ayı hafızalardan kolay silinemeyecek bir talanın yıldönümü. Arkeologların, tarihçilerin, müzecilerin tüm uyarılarına rağmen Bağdat'ın işgali sonrasında korunamayan Irak Ulusal Müzesi dört gün dört gece boyunca yağmalandı, yirmi bine yakın eser talan edildi, çalındı ya da tahrip oldu. Bağdat Müzesi talanını Musul, Babil, Basra gibi diğer kentlerdeki müzelerin talanı ve binlerce yıllık Sümer, Asur şehirlerinin halen süregiden yağması izledi. Kanada Devlet televizyonunun Bağdat Müzesi yağmasının hemen sonrasında hazırladığı bu belgesel, müzecilerin tanıklıklarını, alınmaya çalışılan tedbirleri, ihmalleri, Mezopotamya höyüklerinde hala önlenemeyen yağmayı, arkeolojik eser talanının eski eser piyasası ve koleksiyonerlerle olan ilişkilerini ortaya koymaktadır. Savaşların kültürel mirasa verdiği zarar Roma İmparatorluğu zamanından beri Kamboçya'dan Bosna'ya, Afganistan'dan, Almanya'ya onlarca defa tekrarlanan acı örneklerle bilinmesine rağmen, gözlerimizin önünde yaşanan Irak yıkımı, kentlerin, dinlerin, devletin ve yazının doğduğu bu topraklarda olan bitene karşı ortak sorumluluklarımızı bir kere daha sorgulamamıza yol açıyor.

Söyleşi: “Geçmişi ve Geleceği Yok Olan Irak”
Gül Pulhan
(Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi)

10  Nisan  2008
“Zaman, Mekân, Yaşamlar”
KÖR DOĞMAK / BORN TO BE BLIND / A PESSOA É PARA O QUE NASCE            
Roberto Berliner
Brezilya / 2004 / 83’


Görme özürlü üç kız kardeş, kaderin ilginç bir oyunuyla birbirlerine bağlanmıştır. Hayatlarını Brezilya’nın kuzeydoğusundaki şehirlerinde şarkı söyleyerek ve caddelerde, yoksul semt pazarlarında ganzá çalarak geçirmektedirler. Bu belgesel, bu üç kadının gündelik yaşamlarını, hayatlarını kendi yöntemleriyle sürdürme biçimlerini izliyor. Bu kadınların öyküleri filmle birlikte beklenmedik bir şekilde değişmeye başlamış; sinema onları birer şöhrete dönüştürmüştür. Hem yönetmen hem de filme konu olan kadınlar onları birbirine bağlayan şeylerle yüzleşirler...

Söyleşi: “Bir Karşılaşma Mekanı Olarak Belgesel”
Can Candan (Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi, Belgesel Yönetmeni)

17  Nisan 2008
“Doğal-Kentsel Çevre"
BİR YUDUM BEKLEYİŞ / ANTEACIPATION
İlkay Nişancı
Tükiye / 2006 / 80’

“Bir Yudum Bekleyiş”, genel olarak, çayın Laz kültürüne etkisini anlatan bir belgesel filmdir. Artvin’in Arhavi ilçesini mekan alan filmde çayın, bahçeden bardağa kadar olan yolculuğu, bir anlatım aracı olarak kullanılmıştır. Film bu yolculuğun çerçevesinde; Laz kültürünü, çaydan önce yörenin geçim şartlarını, çayın gelişiyle beraber çayın getirdiklerini ve nihayetinde götürdüklerini anlatmaya çalışmaktadır. Film, göçe; yalnızca göç edenlerin değil, yörede kalanların ve bir arada yaşadıkları eski güzel günleri büyük bir hasretle bekleyenlerin gözünden bakmaya çalışmıştır. Laz’lar üzerine yapılmış etnografik bir çalışma değerini de barındıran film, bu konuda  bir ilk olma özelliğine sahiptir.

Söyleşi: “Bir Yudum Söyleşi, Bir Yudum Müzik”
Birol Topaloğlu
(Müzisyen, "Bir Yudum Bekleyiş" Filminin Müzik Bestecisi)

24  Nisan 2008
“Ülke ve Dünya Tarihinden Öyküler”
MELANKOLİ’NİN ÜÇ ODASI / 3 ROOMS OF MELANCHOLIA
Piryo Honkasalo
Finlandiya / 2004 / 106’

Savaş karşıtı bir film olan Melankolinin Üç Odası insanlığın yıkımına sebep olan savaşlara farklı bir bakış açısı getiren gerçek bir başyapıt. Rus ve Çeçen savaşına çocukların penceresinden bakarak insanî bir gözün kaçınılmaz olarak yakalayacağı tarafsızlığı, kamerayı çocuklara odaklayarak elde ediyor.
Filmin yönetmeni Piryo Honkasalo tanınmış bir yönetmen değildir. Lâkin bu filmde yaptıkları onun kalitesinin bir kanıtı olabilecek niteliktedir. Bir kadın ve bir anne olarak savaşa yüksek ahlâk merceğinden bakmayı, usta sinemacılığıyla da bu bakışı sanatsal mükemmeliyetle sunmayı biliyor. Honkasalo, savaşın çocuklara kısmen de kadınlara nasıl etki ettiğini gözler önüne serer. Askerî bir okulda Çeçenlere karşı eğitim gören yetim ya da sorunlu ailelere sahip Rus çocuklarını, Grozni’deki yıkımı, tek bir kadının evlat edindiği 63 Çeçen çocuğunu perdeye yansıtır. Gerçeğin, geleceğin elden alınışının soğuk dayanılmaz halini…
        
Film “Hasret”, “Nefes Alma” ve “Hatırlama” adlı üç bölümden oluşur. Filme üç oda olarak yansıyan bu bölümler bizleri melankoli dolu anlara çeker.

Söyleşi: “Savaşta Çocuk Olmak”
Ragıp Zık (Uluslararası Af Örgütü Kampanya ve Aktivizm Koordinatörü)

MAYIS

1 Mayıs  2008
“İktisat / Ekonomi”
TRİK TRAK
Özgür  Yaren, Bilinç Çilingiroğlu
Türkiye / 1998 / 12’

Bir traktör fabrikası işçilerinin günlük çalışmalarından kesitler; yabancılaşma, fordizm gibi modern zamanlara ait kavramlar ışığında sunuluyor.

YAPICILAR
Mezopotamya Sinema Kollektifi
Türkiye / 1999 / 23’

Çeşitli uluslardan gurbetçi inşaat işçileri İstanbul’un dışında, sosyal yaşamdan uzak, modern yapılar inşa ediyorlar ve geçici olarak bir daha asla yaşamayacakları bu binalarda kalıyorlar.

ALINTERİ /  HARDWORK
Aygün Filiz
Türkiye / 2005/  15’ 

Alınteri, Televizyon için hazırlanmış bir dizi belgesel. 13 bölüm hazırlandı. Genellikle fizik güce dayalı, eğitim gerektirmeyen işlerde çalışan usta yada işçilerin hikayeleri anlatılıyor. Demir döküm ustası, temzilik işçisi, yol işçisi, garson vb…
Yaşar Usta’nın hikayesi bu diziden bir bölüm. 73 yaşında hala dökümhanede çalışan ustanın bu işe başlama hikayesinin ve dökümcülüğün zorlu koşullarının anlatıldığı belgeselde mekan, Habibler  köyünde bir atölye…

TEK BAŞINA / ON YOUR OWN
Cüneyt Karaahmetoğlu, Devrim Taban, Ülkü Güzel, Yasemin Kırmış
Türkiye  / 2002 / 12’
Demiryollarında rayları kontrol etmek için hergün 23 km yürüyen yol bekçilerinin yaşamı.
Söyleşi: "Birikimin Hamalları veya Ödünç Hayatlar"
Yüksel Akkaya
(Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi , Araştırmacı Gazeteci , Yazar)

8 Mayıs  2008
“Zaman, Mekân, Yaşamlar”

UYKUNUN GİZEMİ / THE ENIGMA OF SLEEP
Enrico Cerasuolo, Sergio Fergnachino
İtalya / 2004 / 60’

Çok sayıdaki insanın hayatını derinden etkilemesine rağmen uyku bozuklukları hakkında çok az şey biliniyor.  Bu belgeselde insan beyninin çalışmasının arkasındaki sırları çözmeye çalışan İtalya, Fransa, İsrail ve İsveç’teki uyku laboratuvarlarına konuk oluyoruz. 

Bir hasta, “narkolepsi”den müzdarip.  Her an aniden uykuya dalabilme riski ile yaşıyor.  Bir başkası ise ömrü yarı düş yarı gerçek halinde geçen bir uyurgezer.  Bir kadın ise tarihte belgelenmiş tek “REM”siz uyku vakası ve bunun sonucunda uykunun sağladığı dinlenebilme özelliğinden faydalanamıyor.  Bir hastanın ise çok nadir rastlanan ölümcül bir uykusuzluk türü nesillerdir ailesinde rastlanıyor.  Bu hasta aylarca uyku uyuyamayan akrabalarının akıl almaz ve yıkıcı yorgunluklarını hatırlıyor.  Hastanın nefes almayı “unuttuğu” uyku apnesi hastası olan bir cankurtaran ise gecede 600 defa apne geçiriyor. 

Bu belgesel uykusuzluğun uç noktalarını ve sebep olabildiği acıları gözler önüne seriyor. Bilim bazı hastaları tedavi edebiliyor.  Bazılarına ise yardımcı olamıyor, çükü uyku bu filmdeki doktorlar için bile halen gizemini koruyor. 

Söyleşi: “Yaşamın Üç Olmazsa Olmazından Biri Olarak Uyku” 
Dr. Sabri Derman (Amerikan Hastanesi Uyku Bozuklukları Kliniği Bölüm Şefi)

15 Mayıs  2008
“Doğal-Kentsel Çevre"
KARGA / CROW
Esa Nissi
Finlandiya / 2004 / 36’

İnsanla karganın ortak yaşamı üzerine bir belgesel. Modern şehir hayatına uyum sağlamaya çalışan köylü bir karganın öyküsü bu. Kış geliyor ve kırların doğası kargaya yeterince yiyecek sağlayamıyor. Kırların manevi evladı hayat tarzını kökten değiştirmek zorunda. Neyse ki bu karga ataları gibi Orta Avrupa’ya kadar uçmak zorunda değil; en yakın şehir, kış için gerekli erzağı sunuyor. Kentleşmiş çalımlı insan ona yardım edebilir mi? “Karga’” kentli toplumun bir sonbahar günü bu göçmeni nasıl bağrına bastığını anlatıyor.

Söyleşi: “Yabancı”
Leyla Ruhan Okyay
(Öykücü, Mimar)

22 Mayıs  2008
“Ülke ve Dünya Tarihinden Öyküler”
KADINA AĞIT / REQUIEM FOR WOMEN
Berrin Balay Tuncer, Önder M. Özdem
Türkiye / 2006 / 40’

Çığlık, sesini duymadığımız, duymazdan geldiğimiz kadınlar için bir çığlık. Bu coğrafyada namus adına kadınlar öldürülüyor.

Namus saikiyle işlenen cinayetler ya da töre cinayetleri olarak adlandırılan cinayetlere her geçen gün bir yenisi ekleniyor ve yaşananların üstü sürekli örtülüyor.
Özellikle Güneydoğu Anadolu’da Diyarbakır, Urfa, Mardin ve Batman’da sıklıkla yaşanan bu cinayetler göçlerle birlikte başta İstanbul olmak üzere Mersin ve Adana gibi illerde hatta Türkiye’den göç alan Almanya, Hollanda, İsveç gibi ülkelerde yaşanmaya başlandı.
Belgesel bu alanda hizmet veren sivil toplum örgütleri, hukukçular, sosyal hizmetler, valiliğinin yanısıra şu an yaşamlarını sürdürebilen mağdurların tanıklıkları, değerlendirmeleri ile bu namus cinayetlerini tüm yönleriyle ele alıyor.

Söyleşi: “Yasal Değişiklikler Yeter mi”
Canan Arın (Avukat)

29 Mayıs  2008
“Toplumsal Hafıza / Belgesel Sinema”
ÇIKMAZ
  / DEAD END
Pınar Okan, Tuğba Karakaya
Türkiye / 2003 / 26’


Film, İstanbul Samatya’da bulunan ve bir çıkmaz sokak olan “İçkalpakçılar Çıkmazı” ile ilgili. Önceden sadece gayrı Müslimlerin yaşadığı İçkalpakçı Çıkmazı’ndaki Rum ve Ermeni nüfus, 1955’te gerçekleşen ve gayrı Müslimlerin ciddi yaralar aldıkları 6-7 Eylül olaylarından sonra göç etmeye başlar ve çoğunlukla yurtdışına gitmeye mecbur bırakılır. Özellikle 1980 sonrasında, azınlıkların gidişinin ardından sokak daha çok Doğu’dan Güneydoğu’dan göç almaya başlar. Film, bu büyük çatışmadan doğan yabancılaşmayı, yalnızlaşmayı ve yozlaşmayı anlatmakta; bu sokakta yaşayan insanların hayatlarındaki çıkmazlar, sokağın çıkmazı ile örtüşmekte...

GEWOK /  PIGEON
Meriç Ozan, Mutlu Karadoğan
Türkiye / 2006 / 20’

Kürtçe’de küçük kilise anlamına gelen Derik’te, daha önceleri birçok Ermeni yaşamaktayken bugün yalnızca üç Ermeni yaşamaktadır. Nurşalin, Kevork, Naif Kevork’un hikâyesi Nuh Tufanı ile benzerlikler taşımaktadır. İki öyküdeki benzerlikler çakıştırılarak birbiri ardına verilir ve günümüzde yaşanan bir tufan hikâyesi ile karşı karşıya geliriz.
Kevork’a gündelik hayatta, Kürtçe’de güvercin anlamına gelen “gewok” diye seslenilmektedir.

Söyleşi: "Çıkmazda 'Karşılaşmalar': Yeniden Başlamak Mümkün mü?"
Markar Esayan (Yazar,  Agos Gazetesi Yayın Kurulu Üyesi ve Editörü)

HAZİRAN

5 Haziran 2008
“Zaman, Mekân, Yaşamlar”

ANAOKULU / KINDERGARTEN 
Zhang Yiqing
Çin / 2003 / 70’

Belgesel ekibi, Çin’in Wuhan kentindeki yatılı bir anaokulda geçirdikleri 14 ay boyunca birinci, ikinci ve üçüncü sınıf öğrencilerinin yaşamlarını görüntüler. Ana okulundaki hayat değişken bir nitelik taşımaktadır. Çocuklar yavaş büyürler, her gün ortaya çıkan sorunlar çok saçma ya da çok önemli olabilir. Çünkü çocukluk yaşantıları bütün bir hayatı etkileyecektir.
Bir bölüm, bir zaman dilimi, insanın büyüme evresindeki herhangi bir parça bir anlam taşımalı. Çocuklarımızla ilgili bir deneme yapmayı aklımıza koyduğumuzda, aslında aynı zamanda kendimiz ve tüm dünyayla ilgili bir deneme yapmış oluruz.         

Söyleşi: “YİBO’lardaki (Yatılı Bölge İlköğretim Okulları) Gönüllü Çalışmalardan Anektodlar”
Sevim Ak (Yazar)

12 Haziran 2008
“Ülke ve Dünya Tarihinden Öyküler”
KÜLLERİNDEN DOĞMAK / BORN OUT OF THE ASHES
Enis Rıza
Türkiye / 2007 / 83’


Belgesel film, Kuzey Kafkasya’nın Ruslar tarafından işgali ile yaşanan savaşlar sonrasında, 1864 yılında zorunlu olarak göç ettirilmiş Çerkesler üzerine. Anadolu’nun farklı coğrafyalarında yerleşimler kurmuş olan Çerkesler, ikinci- üçüncü ve dördüncü kuşakların tanıklığı ile göçlerini, yeni yurtlarını nasıl kurduklarını, onları özgün Çerkes toplulukları yapan yaşama biçimlerini anlatıyorlar. 'Küllerinden Doğmak' onları günlük hayatları ve törenleri içinde, Türkçe anlatımları ve kültürlerinin ayrılmaz parçası olan kendi dillerinde izliyor.

Söyleşi: “Türkiye'de Çerkesler: 144 Yıllık Bir Serüven”

Zeynel A. Besleney (Londra üniversitesi Doğu Avrupa ve Slav çalışmaları Okulunda Araştırmacı)



'Belgesel Sinema 2007' kitabını Belgesel Sinemacılar Birliği'nden temin edebilirsiniz.



Sinekoloji Film Festivali

Ekoloji Kolektifi tarafından hayata geçirilen Sinekoloji Film Festivali 2008 yılında düzenleyeceği etkinlik takvimini belirledi.


 

27. Uluslararası İstanbul Kısa Film Festivali


Bu yıl 20. kez izleyicilerle buluşacak olan İstanbul Kısa Film Festivali 5-12 Kasım 2008 tarihlerinde gerçekleşiyor.
|
|
|
|
|
|
|
| | | English

Copyright © 2007 Belgesel Sinemacılar Birliği. Tüm hakları saklıdır.mail@bsb.org.tr www.bsb.org.tr